“Evet, kocamla iki kızımız ve bir oğlumuz var.”
“Sì, mio marito ed io abbiamo due figlie e un figlio.”
“Benim de iki kızım var ama boşandım.”
“Anch’io ho due figlie, ma sono divorziata.”
“Kızların kaç yaşında?”
“Quanti anni hanno le tue figlie?”
“Mina dört yaşında. Anaokuluna gidiyor. Miriam on yaşında ve okula gidiyor.”
“Mina ha quattro anni. Va alla scuola materna. Miriam ha dieci anni e va a scuola.”
“Benim çocuklarımın hepsi okula gidiyor. Oğlum gelecek yıl mezun olacak.”
“Tutti i miei figli sono a scuola. Mio figlio si diploma l’anno prossimo.”
“Mükemmel! Çok hızlı büyüyorlar. Sonrasında ne yapmak istiyor?”
“Ottimo! Crescono così in fretta. Cosa vuole fare dopo?”
“Bir işe girmek istiyor ama ben onun yerine üniversiteye gitmesi gerektiğini söylüyorum.”
“Lui vuole trovare lavoro, ma io invece gli dico di andare all’università.”
“İyi bir fikir. Ben de bir gün çocuklarımın üniversiteye gitmesini istiyorum.”
“È una buona idea. Anch’io spero che i miei figli vadano all’università un giorno.”