Adım Malik ve 39 yaşındayım. Afganistan’da doğdum. Afganistan’da inanılan dinin aksine başka bir dine inanıyorum.
Mi chiamo Malik ed ho 39 anni. Sono nato in Afghanistan. La mia religione è diversa da quella ufficiale in Afghanistan.
Benim inandığım dine inanan birçok insan yıllar boyu zulüm gördü. Ailemle çok zor zamanlar geçirdik.
Per molti anni, le persone della mia religione sono state perseguitate. È stato molto difficile per la mia famiglia.
Birkaç yıl önce bir savaş çıktı. Öldürülmekten korkuyordum. Avrupa’da yeni bir hayata başlamak için ailemi geride bıraktım.
Qualche anno fa c’è stata la guerra. Avevo paura di essere ucciso. Ho lasciato la mia famiglia per andare in Europa e cominciare una nuova vita.
Yüzlerce kilometre yürüdüm. Hiç yemeğim ve kalacak yerim olmadığı zamanlar oldu. Beraber yola çıktığım insanlardan bazıları yolda hayatlarını kaybettiler.
Ho camminato per molti chilometri. A volte non avevo cibo né un posto dove stare. Alcune delle persone con cui viaggiavo sono morte.
En sonunda Avrupa’ya ulaştım. Afganistanlı birkaç kişiyle tanıştım. Bana yardımcı oldular. Onlar olmasa ne yapardım bilmiyorum.
Alla fine sono arrivato. Ho incontrato alcune persone del mio paese che mi hanno aiutato. Non so cosa avrei fatto senza di loro.
Ülkenin dilini öğrenmeye çalıştım ama çok zordu. Bir işe girmek için dil bilmem gerektiğini biliyordum.
Ho cominciato a imparare la lingua, ma era dura. Sapevo che parlare la lingua era importante per avere un lavoro.
Başta, dil öğrenmek için birkaç yıl çalıştım. Zordu ama yeni şeyler öğrenmekten çok keyif alıyorum.
Ho studiato per diversi anni, inizialmente per imparare la lingua. Era difficile, ma a me piace imparare cose nuove.
Derslerimi hallettikten sonra çalışmaya başladım. Önce bir restoranda çalıştım, sonrasında başkalarına yardım etmek istediğim için öğretmen oldum.
Dopo aver studiato, ho cominciato a lavorare. Prima ho lavorato in un ristorante, poi ho iniziato a insegnare perché voglio aiutare gli altri.
Bir gün Afganistan’a geri dönmeyi umuyorum. Orada birçok insanın yardıma ihtiyacı var ve onlara yardım etmek istiyorum.
Spero di tornare in Afghanistan un giorno. Molti hanno bisogno di aiuto lì, ed io li voglio aiutare.